Antalya Diplomasi Forumu: Geleceğin Davos’u

Ülkemizin bölgesinde ve dünyada artan gücünün ve diplomasinin merkezi haline geldiğinin en önemli göstergesi olan Antalya Diplomasi Forumu’na MÜSİAD Diplomatik İlişkiler Komisyonu Başkanı olarak katıldım. Üç günlük forumda yaptığım görüşmeler ve edindiğim izlenimlere göre bu forum önümüzdeki yıllarda Davos’a rakip olacak.

Antalya Diplomasi Forumu, diplomasi, politika ve iş dünyasında söz sahibi olan siyasi liderler, diplomatlar ve akademisyenler gibi bölgesel ve küresel aktörleri fikir alışverişinde bulunmak ve uluslararası zorlukları ele almak için buluşturan bir platform haline geldi. Uluslararası ilişkilerde iletişimin temel yöntemi olan diplomasi kültürü ve dili, teknolojik gelişmeler, dijitalleşme, küresel ilişkilerdeki dalgalanmalar ve COVID-19 pandemisinin de etkisiyle bir dönüşüm sürecine girdi. Bu süreçte ikincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun, diplomasinin yeniden kurgulanması sürecinde interaktif bir tartışma platformu haline gelme yolunda emin adımlarla ilerlediğini bizzat gözlemledim.

Türkiye’nin dünya diplomasisinde söz sahibi olduğuna bir kere daha şahit olduğum forumda, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Davut Altunbaş, Genel Sekreter Cihad Terzioğlu ve ilgili heyetlerle, aralarında Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Savunma Bakanı Niko Peleshi, Libya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Najla El-Mangoush, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Moldova Gagavuz Özerk Yeri Başkanı Irina Vlah, Lübnan Dışişleri Bakanı Abdallah Bouhabib’in de yer aldığı, ülkeler arası ticari ilişkileri ve bölgesel işbirliklerini ele aldığımız çok sayıda görüşme gerçekleştirdik.

Diplomaside merkez ülke konumumuzu güçlendiriyoruz

Gerek coğrafi konumu gerekse ekonomik ve bölgesel etkileri açısından Türkiye, komşuları ve yakın ilişkide olduğu ülkelere destek vermek mecburiyetinde. Siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda kendi kendine yeten bir ülke olmanın önemini hepimiz çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin bir yandan dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefiyle yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme stratejisini kararlılıkla uygularken diğer yandan diplomaside merkez ülke konumu güçleniyor. Mevcut hizmet altyapımız, stratejik alanlardaki üretim ve teknoloji gücümüz ile sadece kendimize değil gücümüze ihtiyaç duyan diğer ülkelere de gerekli desteği vermemizin önünü açıyor.

Diplomasideki bu gelişen gücümüz sayesinde forumda, Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaşın taraflarını aynı masa etrafında buluşturmayı başardık. Uzun bir sürenin ardından ülkemizde gerçekleşen bu görüşme, diplomasi ve diyalog kanallarının açılması açısından son derece kritik öneme sahip.

Rusya-Ukrayna arasındaki barış diplomasisi görüşmelerinin yanı sıra, dünya diplomasisinin merkezi olduğumuzun en önemli göstergeleri arasında hem foruma 17 devlet başkanının katılması hem de forumun gerçekleştiği dönemde İsrail Cumhurbaşkanı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Almanya Başbakanı, ABD Başkanı, Polonya Cumhurbaşkanı, Yunanistan Başbakanı gibi devlet ve hükümet temsilcileri ile gerçekleşen 50’nin üzerinde diplomatik ziyaret ve telefon görüşmesi yer alıyor. Son derece verimli geçen forumda ayrıca, demokratik yönetişim, enerji güvenliği, yapay zeka, ırkçılık, ayrımcılıkla mücadele, Afrika’nın kalkınması, Asya Pasifik bölgesi, dezenformasyonla mücadele, düzensiz göç, terörle mücadele, kadınları güçlendirme, iklim değişikliği, Avrupa güvenliğini yeniden gözden geçirilmesi gibi konular ele alındı. Bu çok yönlü ve kapsamlı forumun kendim dahil tüm katılımcılara en yüksek seviyede katkı sağladığına inanıyorum.

Antalya Diplomasi Forumu’nun önümüzdeki yıllarda ülkemizin uluslararası boyuttaki atılımlarıyla diplomasinin yeniden kurgulanmasında dünyada söz sahibi konumunu güçlendireceğine ve çok daha geniş katılımlı bir yapıya ulaşacağına inanıyorum.